Burak
Alperen......
Ortaokul... Siyasetin en çetrefilli ve hakikaten yürekleri en dağlayıcı şekilde yaşandığı bir dönem.
Öyle bir dönem ki dönen dişlilerin arasına benide alıp, dönemin sanki mecburmuşcasına bizlere lanse edilen bir hayat tarzında
kendimizede belki isteyerek belkide elimizde olmayan yada daha o yaşlarda işin boyutlarını kavrayamayışımızın
tecrübesizliği addedin, bizler için yazılan malesef ki sahneye konulan bir senaryolar zincirinde bize verilen role itiraz edemeyiş, bunun sonucunda
ise iyi bir öğrenim geleceğinden, gün be gün uzaklaşmak....
Hatta o boyutlara taşıdı ki, Liseden mezun olmama sadece ve sadece 1 ders yani 40 dakika kala başka bir liseye sürgün... vatani
görevimde de buna benzer olaylar....
Ve
askerliğimin bittiği gün bir ''Oh be '' dediğim,
bundan böyle hayatımı akıllı yaşayacağıma karar
verdiğim an, memlekete ilk geldiğim gün ,asker
dönüşü, anama babama kısacası tüm sevdiklerime
hasret gidereceğimi düşündüğüm an, --Hoşgeldin.
den sonra şu günüme kadar bir ikincisini
yaşamadığım kadar acı bir haber,benden iki yaş
küçük 1,5 yıllık evli BACIM ın benim askerliğimin
bitmesine bir kaç hafta kala,SSK hastenesinde bir
doğum uzmanı ,bayan doktorun ilgisizliği
neticesinde,önce doğan ve dakikalar sonra yüzünü
hiç göremediğim yeğenimin daha sonra ise aşırı kan
kaybı yüzünden de BACIMI kaybettiğimin haberi...
|